Akademi Ligi hakkındaki düşüncelerim.

Merhabalar, Akademi Ligi hakkında son dönemde çok tartışma dönüyor, o yüzden LoLespor taraftar grubunda yaptığım bir açıklamayı buraya da yazmak istedim.

Bizim Akademi Ligi’mizde genç ve hâlâ gelişmesi gereken oyuncular oynuyor, diğer liglerdeki gibi 25-26 yaşındaki oyuncuları Akademi Ligi’ne koyup bunun adına da akademi denmiyor. Evet, VFŞL’de genç oyuncuları bulunan takımlar bu genç oyuncuları alt ligde de oynatıyor fakat bu oyuncular zaten gelişimlerini tamamlayamamış oyuncular. Ne yazık ki son 2 yıldır ülkemizin ekonomisi berbat durumda, takımlar 2019’da akademiye ayrı yatırım yapabildi, fakat bu yıl bu yatırımları yapmak giderek zorlaştığı için tamamı genç 5 oyuncuya yatırım yapan ve bu oyuncuları 2 ligde de oynatan çok takım var.

Bunu yanlış bulmuyorum, çünkü Akademi Ligi’nin ödülü yok, amacı oyuncu geliştirmek ve gelişmesi gereken, en fazla 3. mevsiminde olan ya da akademi oyuncusuyken bir anda VFŞL’ye alınmış oyuncular oynuyor.

Aşağıda da LoLespor taraftar grubuna yaptığım araştırmayı bırakıyorum, umarım biraz açıklayıcı olur:

Dünya üzerinde şu an “Akademi Ligi” sistemi bulunan 5 lig var: Türkiye, Kuzey Amerika, Avrupa, Çin. Latin Amerika.

Bu 5 ligden 2 tanesinde (Avrupa ve Latin Amerika) akademi sistemi farklı. Türkiye, Kuzey Amerika ve Çin’de benzer.

Bölgelerin farklılıklarını açıkladığımda ve bizim artılarımızı söylediğimde neden bu sistemi savunduğumu anlayacağınızı umuyorum.

Avrupa: Avrupa’da LEC’deki her takım, bölgesel liglerde bir akademi takımı bulundurmak zorunda. Akademi takımında hiçbir sınırlama yok, ister 30 yaşında 5 oyuncuyu doldururlar, ister 17 yaşında 5 genç yetenek. Üst ligle bir bağı yok fakat ana ve akademi takımı arasında değiş tokuş yapılabiliyor, çünkü para ödülüne sahip iki farklı ligde oynuyorlar. Alt lig olan EU Masters oyuncu yetiştirme ligi değil, kendi para ödülüne sahip ayrı bir turnuva.

Latin Amerika: Aynı EU Masters gibi bir bölgesel alt ligler var, LLA takımları alt ligde takım bulundurma konusunda serbest. Takım üst lige çıkamıyor, oyuncu değişikliği için oyuncunun transfer olması gerekiyor, lig akademi şeklinde ilerlemiyor, sadece alt takım hakkı var.

Bu ikisini başta anlattım çünkü sistemler benzer. Şimdi gelelim gerçekten akademi sistemi uygulayanlara:

Çin: LDL adlı alt ligde 26 takım var. Bunların 17 tanesi ligdeki takımların akademi takımı, 9 tanesi bağımsız takım. Ödül 110.000$. Üst lige yükselme yok, fakat Çin’in ligi büyütme planı dahilinde (gelecek yıl sonuna kadar 20 takım olması planlanıyor) buradaki 9 bağımsız takım organizasyonel yeteneklerini sergileyerek ve giriş ücretini ödeyerek lige girme ihtimaline sahip. Ligde sadece Çinli oyuncular oynayabiliyor, mevsim başına üst lige 10 ila 15 arası oyuncu çıkıyor. Sırf bu ligde oyuncu havuzu 200’ün üzerinde.

Kuzey Amerika: Her takımın alt takımlarının oluşturduğu bir Akademi Ligi var, herhangi bir sınırlama yok. Herkes istediği oyuncuyu istediği yerde istediği kadar oynatabiliyor. En kısa örneğini şöyle vereyim, kısa süre önce tamamlanan NA AL yarı finalinde DIG’in kadrosunda 5, EG’nin kadrosunda 3 LCS oyuncusu bulunuyordu. Ödül 25.000$. Alttan oyuncu çıktığı pek görülmüyor, nadiren 1-2 kişi şans buluyor, onlar da aşağı geri gönderiliyor. Şu ana kadar akademiden çıkıp etki yaratmış tek oyuncu C9 ormancısı Blaber, o da 2 senede anca as takıma yerleşti.

Türkiye: Her takımın alt takımlarının oluşturduğu bir Akademi Ligi var, takımlarda maksimum 2 veteran oyuncu oynayabiliyor. Veteran sayılmak için VFŞL’de 2 mevsim geçirmiş olmanız gerekiyor. Yani çaylak mevsimini yeni tamamlamış bir oyuncu 2. mevsiminde de Akademi Ligi’nde oynayabiliyor. Örn: Psychoferret, geçen mevsim VFŞL’de 8 maça çıktığı için çaylak statüsünü kaybetti. Bu mevsim 2. mevsimi ve gelecek mevsim veteran sayılacak. Yani her takımda en az 3 tane çaylak ya da 2. mevsiminde oyuncu oynuyor. Her mevsim en azından 5-6 oyuncu çıkıyor. Ödül yok.

Akademi sistemimizi neden savunuyorum ve eksikleri neler?

Türkiye ekonomisi kötü olduğu için takımlar bu yıl akademideki yeteneklere yöneldi ve bu yüzden bu mevsim 20+ oyuncu çıktı, dolayısıyla gelişimleri için iki ligde de oynuyorlar. SUP - FB gibi bütçesi olan takımların ya da DP gibi her iki takımı da tamamen genç oyunculardan kurup bütçeyi düşük tutan takımların 2 takım birden kurması doğal. Dipnot: SUP ve FB dışında en iyi sponsor DP’de şu an, o yüzden buraya yatırım yapmaları oldukça doğal. IW konusuna gelince, onlar zaten tamamen genç oyuncularla oynuyorlar, gelecek mevsim Kaori ve Serin yine akademide oynamaya devam edebilecek, elinizde yetenek varsa parlatırsınız değil mi? Onlar da bunu yapıyor. O yüzden ben ne 2 takım kuranları ne de bütçesi sebebiyle iki ligde de rekabetçi kalabilmek adına tek takımla mücadele edenleri suçlamama taraftarıyım. AUR ve BJK bugün play-off yarışındaysa bu Akademi Ligi’nde oynayarak kaybettikleri ve kazandıkları maçlar sayesinde. GAL yine aynı şekilde takım iyi gitmezken as takımlarından 4 oyuncuyu AL’de oynatıp uyumlarını bir tık artırdılar. RYL zaten bütçe sıkıntıları sebebiyle mecburen AL’de de VFŞL’de de genç oyuncularla oynadı, fakat Jeyrus, Sevi9 ve Rhemio sizin gözünüzde Kaori, Elramir, Absolute gibi çaylak oyuncular kadar iyi olmadığı için RYL’ı eleştiren göremiyorum. İşte ben tam olarak bu yüzden AL’yi savunuyorum, zaten genç ve gelişmesi gereken oyuncular oynuyor, kimse gidip de 25 yaşında, bir sürü profesyonel tecrübesi bulunan oyuncuları oynatmıyor ligde. En tecrübeli oyuncular StarScreen ve Pbd (3. mevsiminde), Mayhem/Rare (3. mevsiminde), Madly (3. mevsiminde) gibi daha veteranlığa yeni geçmiş isimler. Genç oyuncuların gelişmesine neden karşısınız bunu anlamadığım için savunuyorum.

Eksiklerine gelince: Bana göre akademide max 1 veteran oynayabilmeli. (Max 1 veteran oynadığı durumda yine dünkü BJK-AUR maçı aynı kadrolarla oynanırdı bu arada) Takımlar AL’de kendi yayınlarını yapabilmeli, onlar için bir sponsor bulma ve ek gelir kapısı olabilir, bu da daha fazla genç oyuncuya yatırım yapmak için teşvik olabilir. Ödül olursa bir oyuncu 1 hafta VFŞL’de diğer hafta akademide oynayamamalı, şu an ödül olmadığı için lig sadece oyuncu geliştirme amacı güdüyor ve amacına hizmet ediyor.

Fakat benim asıl isteğim ve önerim, Akademi Ligi’nin adının değişmesi ve farklı bir formata dönüşmesi. Bence Akademi Ligi değil B Ligi olmalı, isteyen oyuncu yetiştirmeli isteyen as takımına antrenman olarak bakmalı, zaten oyuncu yetiştiren takımların genç oyuncularının daha tecrübeli oyunculara karşı oynaması da sadece fayda sağlar hiçbir zararı yok. O yüzden en iyisi her iki amaca da hizmet edebilecek bir yapıya dönüşmesi.

3 Beğeni

Fakat benim asıl isteğim ve önerim, Akademi Ligi’nin adının değişmesi ve farklı bir formata dönüşmesi. Bence Akademi Ligi değil B Ligi olmalı, isteyen oyuncu yetiştirmeli isteyen as takımına antrenman olarak bakmalı, zaten oyuncu yetiştiren takımların genç oyuncularının daha tecrübeli oyunculara karşı oynaması da sadece fayda sağlar hiçbir zararı yok. O yüzden en iyisi her iki amaca da hizmet edebilecek bir yapıya dönüşmesi.

Benim için en tatmin edici bölüm burası oldu, isminin Akademi Ligi olması belki de bizi bu tür düşünmeye itiyordur. Belki gerçekten as takımda da oynasa aslında o oyuncular çaylaktır fakat biz ismi Akademi Ligi olduğu için VFŞL’de gördüğümüz isimleri görmek istemiyoruz sanırım.

Bence şöyle bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Ligimizde bulunan çoğu takımın akademi ligine ayıracağı veya ayırmak isteyeceği bütçesi yok. Lig için bile bütçede sorun yaşayan takım gördük örnek olarak; royal youth. Sponsor desteklerinin akademi liginide barındırması gerekiyor çünkü çoğu game houseda as takım scrim atıyor ve beraber vakit geçirebiliyor. Çaylak oyuncular için bu imkanların yetersiz olduğu fikrindeyim.